İki Adam, Tek Tutku !

Demirleme, güvenlikle ilgili bir eylem olduğundan,  denizde harcadığınız zamanın tadını çıkarabilmenizi doğrudan etkileyecek kadar önemlidir. Güvenli ve konforlu bir demirleme için, demirin nasıl atılacağını iyi bilmeniz yetmez, kullandığınız ekipmanın seçimini doğru yapmış olmanız da bu konunun olmaz ise olmazıdır.
Onlarca yıldır, tekne sahipleri eski nesil, (Zincirden destek almaya dayalı; Pulluk, Bruce ve Admiralty vb.) çapaları deneyip, onlara güvenip demirde rahat bir uyku çekmeyi umdular. Ancak. geçen zaman içerisinde, yaşanan tatsız tarama, çapa tutturmadaki zorluklar gibi olaylar  yaşandıkça, bunların ciddi derecede sıkıntılı ve teknenin en önemli ekipmanı olmaları adına da yetersiz oldukları değerlendirilmeye başlandı.
Bu durum karşısında çapa imalatçıları boş durmadı ve yeni nesil (Zincirden destek almaya gerek olmayan.) bazı çapaları tasarlayıp piyasaya sürdüler.Yukarıda bazılarını saydığımız eski nesil çapaların yetersizliklerinin, yeni nesil çapalarda önemli ölçüde giderilidiği düşünülürken, mimar ve çok iyi bir denizci olan, aynı zamanda önceleri “Quickline” şimdilerde ise “Ultraline” markası ile anılan yassı halat ve makaradan oluşan ekipmanın, Boyut Makina tarafından imal edilmesine vesile olan Atila Rezak, kendi deneyimlerine dayanarak, işin tam olarak böyle olmadığını, piyasadaki yeni nesil çapaların da yetersizliklerinin bulunduğunu, demirlemenin önemi dikkate alındığında, hala daha iyi bir çapaya ihtiyaç olduğunu ve Quickline yapımındaki başarısını gördükten sonra, bunu Boyut Makina'nın yapabileceğine inandığını Nejat Övütmen'e iletti.(Yıl 2002)
Kendisi de tekne sahibi olup, demirine güvenemediği için teknede uykusuz geçeler geçirmiş ve meslaği de Gemi İnşaiye Mühendisi olan Nejat Övütmen, kendisine ilginç gelen bu öneriyi Makina Mühendisi ortağı Yılmaz Yücel'e iletti. Onun da olumlu bakması sonucunda işe giriştiler.
Çalışmalar, mevcut eski ve yeni nesil çapaların güçlü ve zayıf yanlarının incelenmesi ile başlayıp, çok sayıda  test modelinin tasarlanması, imali ile işyerinde oluşturulan deniz zeminini taklit eden ortamlarda denenmesi  ve örnek çapaların da  başarılı kabul edilen modellere uygun şekilde yapılıp teknelere takılarak, deniz ortamlarında denenmesi gibi zorlu aşamalardan geçilmesi ve 3 yıldan fazla süren bir çalışma sonucunda 2005 yılına gelindiğinde, parıldayan yeni  bir çapa deniz marketine gelmiş oldu. ULTRA ÇAPA,  kısa zaman içerisinde mükemmel tutma kuvveti ve hayran edici paslanmaz çelik güzelliği ile ün kazandı.
ULTRA Çapanın adı duyuldukça ilk olarak Segeln adındaki Alman Deniz Dergisi 2006 yılında yaptıkları çapa testine ULTRA’yı da piyasadaki diğer çapalarla beraber dâhil etmiştir. ULTRA Çapa sadece çok iyi tutma özelliğiyle bu dergiden beş yıldız almakla kalmamış “bütün açılardan çok iyi, herhangi bir ürün tasarım yarışmasını kazanmaya değer” notunu da almıştır. Hırvatistan'da yapaılan benzer bir testin değerlendirmesine “ En yüksek  notumuz 5 yıldız, ancak 5 yıldız Ultra çapa için bu not az olur, ona 6 yıldız veriyoruz.” notu düşülmüştür.Ultra Çapa katıldığı tüm testlerde en yüksek notu almıştır    
O günden bugüne ULTRA Çapa için birçok web sitesinde memnuniyetlerini paylaşan kullanıcıların sayısı artmıştır.  ULTRA tekne üreticilerini de etkilemeye devam etmektedir. Tartışmasız şekilde pazardaki en iyi görünümlü çapa olan ULTRA, sadece estetik olarak güzel görünen değil, göründüğünden daha iyi performans veren bir üründür.
Dünyanın gördüğü çapaların  teknik olarak en gelişmişi olan bu çapanın ortaya çıkış hikâyesi de, bu kusursuz mühendislik harikası çapa  başarısı kadar ilginç.   
En çok bilinen çapaların çoğu dünyanın bilindik denizci toplumlarından çıkarken ULTRA Çapa, İstanbul’da az tanınan bir Türk mühendislik firması tarafından tasarlanıp üretilmiştir. Belki de en önemlisi iki kişinin mühendislik ve denizcilik tutkusu bu çok iyi tutan çapayı övünülecek bu günlere getirmiştir.
Bu gelişme üzerine, Boyut Makina Sanayi sahibi, kalpten adanmış denizciler Nejat Övütmen ve Yılmaz Yücel, marine ekipmanları üretmeyi faaliyet konularına katmaya karar vererek, esasen “yaptığın denizilik ekipmanının en iyisini yap anlamında”, önce Boyut Marine konseptini daha sonra da Ultra Marine konseptini benimsemişlerdir.
Boyut Makina Sanayi Şirketi’nin kurucuları olan Övütmen ve Yücel, İstanbul Teknik Üniversitesi yıllarından çok yakın iki arkadaştır. Makina Mühendisi olan Yücel ve Gemi İnşa Mühendisi olan Övütmen’in yolları üniversiteden sonra kısa süre için ayrılmıştır, her ikisi de başka şirketlerde mühendis olarak işe başlamışlardır.
1976 yılında çalıştığı işyerinden ayrılan Nejat Övütmen ile, Y. Mimar Nevzat Övütmen (ağabeyi),  Y. mimar Ersin Ersoy ve Makin Y. Mühendisi Hasan Hasan ortaklığında MMS Limitet Şirketini kurdular. Yılmaz Yücel ise 1977 yılı başında  işten ayrılıp 16 ay sürecek olan askerelik görevine başladı.
1978 yılına gelindiğinde, diğer ortaklardan birinin hissesini devretmek istemesi üzerine, Nejat Övütmen tarafından, askerlik görevi bitmek üzere olan Yılmaz Yücel'e ortaklık ve birlikte çalışmayı önerdi. Yılmaz Yücel bu öneriyi kabul etti ve terhis olur olmaz,  1978 yılının ağustos ayında birlikte çalışmaya başladılar. (Daha sonra Nejat Övütmen de, şirketi Yılmaz Yücel'e emanet ederek kısa dönem askerlik görevini yaptı.)
İkili, ilk firmaları MMS Mühendislik ve Metal Sanayi Ltd. Şti. ile sürdürdükleri, kendilerine çok iş tecrübesi kazandıran, yaklaşık 10 yıl süren yorucu ve yıpratıcı mühendislik ve taahhüt işlerinden sonra,  1987 yılında paslanmaz çelik sektörüne geçmek için Boyut Makina'yı kurdular.  Faaliyetelerine yine birlikte bu şirket ile devam ettiler ve halen de devam ediyorlar.
Boyut Makina ilk birkaç yıl plazma ile paslanmaz çelik saç kesimi işi ile iştigal etmiştir.1991 ylılnda bir İsviçre firması olan HÜNİ Deri Makinaları San. A. Ş. nin yaptığı, deri dolaplarına ait paslanmaz çelik  aksesuarlarını imal etmeleri teklifini kabul ederek tekrar imalat yapmaya başladılar ve yaptıkları tasarımlarla bu sektörde de büyük beğeni kazandılar. Halen de bu sektöre hizmet vermeye, Ultra Marine konseptine öncelik vermek şartı ile devam etmektedirler.
Nejat Övütmen, 1997 yılında, tekne hayalini gerçeğe dönüştürmesinin ardından, Atila Rezak ile tanıştı.  2000 yılında bir grup tekne sahibi arkadaşın sohbeti esnasında Rezak'ın yuvarlak koltuk halatlarının problemlerinden, yassı koltuk halatına geçerek nasıl kurtultuğunu ve bu arada, elindeki sarma sisteminden memnun olmadığını anlatması üzerine sohbete katılanlardan Boyut'u tanıyan Uğur bey, Nejat Övütmen'e siz firma olarak bu sistemi paslanmaz çelikten yapın önerisinde bulunur. Nejat Övütmen de ertesi gün bu öneriyi Yılmaz Yücel ile paylaşır ve kısa bir değerlendirmeden sonra bu halat sistemini yapmaya karar verirler.
Firmanın mühendislik alt yapısı ve denizcilik tecrübesi sayesinde  sıkı bir çalışma ile, çok kısa sürede ürünün çalışan örneğini Atila Rezak ve yakın tekne sahibi arkadaşlarına sundular.Şimdilerde ULTRALINE ismi verilen Quickline makaranın tasarımı tamamlanıp Atila Rezak ve ilk kulanıcılardan büyük beğeni alınca, ürünün, imalat ve pazarlama aşamasına geçildi. Zaman içerisinde Akdeniz’de dolaşan teknelerden yoğun ilgi görmüş hem kıç çapalarında bu halatı kullananlar hem de bununla kıyıya bağlanıp koltuk alanlar olmuş ve onun kompakt yapısı ve iyi çalışması  herkesi memnun etmiştir.
Bu gelişme bir bakıma, Ultra Çapa'ya giden süreci de başlatmış oldu.
Kendisi mimar ve çok deneyimli bir denizci olan Rezak, ULTRA takımı ile yakından görüşerek ürün gelişimine katkı vermiştir. Maalesef, kendisi 2011 yılında aramızdan ayrılmış olup, bu kayıbın Övütmen'i ve Yücel'i derinden üzen bir tarafı da, onun bugün itibariyle yakalanan büyük başarıya daha fazla şahitlik edememiş olmasıdır.  
Bugün, Amerikan Loydu'nun “Superior Holding Power” belgesine de sahip olarak imal edilmekte olan , Ultra Çapa'ların yarıdan çoğu yurt dışına ihraç edilmektedir. (Avrupa Ülkeleri, ABD, Avustralya, BAE vb.)
Boyut Makina, her geçen gün imkan ve kabiliyetlerini geliştirmeye ve kalite anlayışını en yukarıda tutmaya devam etmektedir. Ultra Çapa'nın yanı sıra, ürün gamlarında bulunan, “Ultra Fırdöndürdü”, “Ultraline Koltuk Halatı”, “Ultra ÇKK”, “Ultra ÇKH” “Ultra Baş Makarası” nı da, yine demirleme ve bağlama ekipmanları olarak aynı kalite anlayışı ile imal etmeye de devam ediyorlar.
 2005 yılından beri ABD bayiliğini yapan Randy Boelsems (Quickline US kurucusu) 2016 yılı başında emekli olmaya karar verince, Boyut Makina Boelsems'ın şirketini satın alıdı ve şirketin adını “Ultra Marine West” olarak değiştirdi. Böylece, Ultra Marine konseptine doğrudan ABD'de pazarlama yapmayı da eklemiş oldular.
Bugün, Yücel ve Övütmen şirket müdürleri olarak çalışmalarına devam ederken, Yucel’in oğulları Erkutay Yucel ve Erkay Yucel başta ABD olmak üzere, ürünlerinin yurt içi ve yurt dışı satış organizasyonunu yönetmektedirler.